Dijital Dünyada Yükselişine Devam Eden Bitcoin Geleneksel Paranın Tahtını Alır mı?

Bitcoin’i dünyaya bir elektronik nakit sistemi olarak tanıtan White Paper, Satoshi Nakomoto tarafından Ekim 2008 tarihinde yayınlanmıştı. Nakomoto tek bir kişi mi yoksa Bitcoin üzerinde çalışan birden çok kişinin kullandığı takma bir isim mi hala bilinmiyor ama ilk Bitcoin işlemi Satoshi ve Hal Finney isimli bir kriptografik aktivist arasında 12 Ocak 2009 tarihinde yapıldı.En basit anlatımıyla, Bitcoin, para transferleri veya kredi kartı gibi bir ödeme sistemi.  Bu yazıda, sanal bir para birimi olan Bitcoin’in alımı, satımı ve özellikle de madenciliği (mining) konusunda matematiksel veya teknik bilgilere elbette değinmeyeceğim. Bitcoin’i kullanmak için bu teknik bilgilere ihtiyacınız olmayacağı için bir kullanıcı olarak kısaca bilmeniz gerekenlere değineceğim.

Bitcoin herhangi bir merkez bankasına veya başka bir resmi kuruma tabi değil. Dolayısıyla herhangi bir ülkenin politik veya ekonomik durumundan da etkilenmiyor. Bu bağlamda internete benzetilen Bitcoin tam anlamıyla global bir sistem. Dünyanın neresinde olursanız olun Bitcoin ile işlem yapmak süre, prosedür ve masraf açısından hep aynı oluyor. Tarafların aynı ülkede veya dünyanın iki ayrı ucunda olmasının bir önemi kalmıyor.

Bitcoin satın alabilir veya ürün veya hizmetinizi satarken ücretini Bitcoin olarak isteyebilirsiniz. Bitcoin satın almak için bir exchange yani borsa seçmeniz gerekiyor. Bitcoinlerinizi depolayıp taşımak için ise Bitcoin wallet adı verilen dijital bir cüzdan edinmeniz gerekiyor. Bundan sonra tıpkı döviz alır gibi Bitcoin kuruna göre geleneksel paranızla Bitcoin satın alıyorsunuz. Herhangi bir merkez bankasına bağlı olmadığı için Bitcoin kuru politik veya başka etkenlere dayalı olmadan alım satım talebine göre oluşuyor.

Gelenekesel ödeme sistemleri ile arasındaki belki de en büyük fark, para transferleri veya kredi kartıyla yapılan online ödemeler gibi işlemlerde geleneksel yöntemde işlemin tarafları dışında bir de aracı kuruma gerek duyuluyor. Aracı kurum rolündeki bankalara güvene dayanan bu sistemin aksine Bitcoin’de herhangi bir aracı kurum yok, yani ilgili işlemin tarafları dışında üçüncü bir kişi bu işleme dahil olmuyor. Bankaların oyun dışı bırakıldığı düşünülürse, işlemin güvenliği nasıl sağlanıyor diye sorabilirsiniz. İşte burada yazının başında sözünü ettiğim teknik detaylar devreye giriyor. Bitcoin ile işlemlerin güvenliği kriptografik delillere dayanıyor.

 

Gizlilik konusuna gelince de Bitcoin ile yapılan işlemlerin zamanı ve miktarı açık bir bilgi olmakla birlikte, tarafların kimliği belli değil.

Bundan bir kaç sene sonra herkesin banka hesabı yerine Bitcoin cüzdanı olacağını söylemek için herhalde hala çok erken ama artık Bitcoin’i göz ardı edemeyeceğimiz de bir gerçek.

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *